<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Uzmanlıklar &#8211; Op. Dr. Zehra Kalınlı</title>
	<atom:link href="https://zehrakalinli.com/uzmanliklar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://zehrakalinli.com</link>
	<description>Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı</description>
	<lastBuildDate>Fri, 12 Mar 2021 08:42:12 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://zehrakalinli.com/wp-content/uploads/2021/03/cropped-icon-32x32.png</url>
	<title>Uzmanlıklar &#8211; Op. Dr. Zehra Kalınlı</title>
	<link>https://zehrakalinli.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Glutatyon Tedavisi</title>
		<link>https://zehrakalinli.com/uzmanliklar/glutatyon-tedavisi/</link>
					<comments>https://zehrakalinli.com/uzmanliklar/glutatyon-tedavisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[onur]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 07 Mar 2021 12:05:53 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">http://zehrakalinli.com/?post_type=portfolio&#038;p=177</guid>

					<description><![CDATA[Glutatyon Tedavisi Glutatyon nedir? Glutatyon sistein, glutamin ve glisinden oluşan tripeptid bir proteindir. Glutatyon hücrelere zarar veren serbest oksijen radikallerini etkisiz hale getirerek vücudu koruyan çok güçlü bir antioksidandır. Glutatyon vücudumuzda doğal olarak üretilir. Glutatyona “ana antioksidan” denilmesinin sebebi, onun serbest radikalleri yakalayarak karaciğere taşıması ve burada kendisini yenileyerek tekrar işine geri dönmesidir. Serbest radikaller, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Glutatyon Tedavisi</strong></h3>
<h3><strong>Glutatyon nedir?</strong></h3>
<p>Glutatyon sistein, glutamin ve glisinden oluşan tripeptid bir proteindir. Glutatyon hücrelere zarar veren serbest oksijen radikallerini etkisiz hale getirerek vücudu koruyan çok güçlü bir antioksidandır.</p>
<p>Glutatyon vücudumuzda doğal olarak üretilir. Glutatyona “ana antioksidan” denilmesinin sebebi, onun serbest radikalleri yakalayarak karaciğere taşıması ve burada kendisini yenileyerek tekrar işine geri dönmesidir.</p>
<p>Serbest radikaller, çoğu zaman normal hücre metabolik oksidasyonunun yan ürünleri ve toksik atıklarıdır. Antioksidanlar tarafından etkisiz hale getirilmediklerinde otoimmün hastalıklara, kanser gibi kronik hastalıklara yol açabilirler.</p>
<p>Sağlıklı kalmak, performansınızı artırmak, hastalıkları önlemek ve yaşlanmanın etkilerinden korunmak, bağışıklık işlevi ve inflamasyonun kontrolü için glutatyon düzeyleri yüksek tutulmalıdır.</p>
<p>Glutatyon aslında doğal olarak vücutta üretilen bir maddedir. Ancak glutatyon seviyesi yaş, kötü beslenme, alkol, sigara, ilaçlar, toksik maddeler ve çevresel faktörler nedeniyle gittikçe azalır. Bu nedenle sağlıklı bir yaşlanma için dışarıdan alınması önerilmektedir.</p>
<h3><strong>Glutatyon ne işe yarar?</strong></h3>
<ul>
<li>Güçlü bir antioksidan olan glutatyonun anti-aging (yaşlanmayı geciktirici) etkisi vardır.</li>
<li>Cildi gençleştirir ve cilt lekelerini azaltır.</li>
<li>Özellikle beyin ve karaciğer olmak üzere tüm vücut dokularını serbest radikallerin zararlı etkilerinden korur.</li>
<li>Tüm vücutta yüksek detoksifikasyon etkisi vardır.</li>
<li>Kanserojen ve toksik maddeleri etkisiz hale getirerek vücuttan atar.</li>
<li>Bağışıklık sistemini düzenler ve güçlendirir. Otoimmün hastalıklarla mücadeleye yardımcı olur.</li>
<li>Vücutta inflamasyonu (iltihabı) azaltır.</li>
<li>Kas performansını arttırır.</li>
<li>Vücutta biriken ağır metalleri temizler.</li>
<li>Tip 2 diyabet ve insülin direncinin zararlı etkilerini azaltır.</li>
<li>Karaciğer yağlanmasında tedaviyi kolaylaştırır.</li>
<li>Kanser hücrelerinin oluşumunu engeller.</li>
</ul>
<h3><strong>Glutatyonun kullanım alanları nelerdir?</strong></h3>
<ul>
<li>Kronik yorgunluk sendromu</li>
<li>Depresyon</li>
<li>Fibromiyalji</li>
<li>Her türlü inflamatuar (iltihaplı) ve romatizmal hastalıklarda (romatoid artrit, ankilozan spondilit, vb.)</li>
<li>Ağır metal ve toksik yüklenmelerde</li>
<li>Dejeneratif nörolojik hastalıklarda: Parkinson Hastalığı, felç (inme), ALS, multipl skleroz (MS), Alzheimer hastalığı, vb.</li>
<li>Sigara ve alkolün zararlı etkilerini gidermekte</li>
<li>Kemoterapi ve radyoterapi sonrası hastanın daha hızlı toparlanması için (destek olarak)</li>
<li>Diyabet ve insülin direnci varlığında</li>
<li>Cilt hastalıkları, psöriasis, cilt leke ve kırışıklıkları, akne (sivilce) tedavisinde</li>
<li>Kas performansını arttırmak amacıyla</li>
<li>Sporcu desteği olarak</li>
</ul>
<p>Aslında kısaca, kaliteli ve sağlıklı bir yaş alımı için glutatyon desteğine herkesin ihtiyacı vardır.</p>
<h3><strong>Glutatyon Tedavisi Nasıl Yapılır ve İşlem Ne Kadar Sürer?</strong></h3>
<p>Glutatyonu arttırmanın ve aktif kullanmanın en etkili yolu damardan almaktır. Glutatyon takviyesinde kullanılan bu yöntem, şu anda tüm dünyada yaygın olarak kullanılan hızlı ve etkili bir yöntemdir.</p>
<p>Her bir kür haftada 1 gün olmak üzere 6 hafta süreyle takviye sağlanır. Ve her 1 seans 15 dakikalık bir uygulamadır. Yapılan işlem sonucunda hastanın hastaneye yatışı gerekmez. Hasta uygulama sonrası günlük yaşamına dönebilir. Hastanın isteği ve doktorun önerisine bağlı olarak yılda 2 kür yapılabilir.</p>
<h3><strong>Glutatyon tedavisinin yan etkisi var mıdır?</strong></h3>
<p>Bilinen bir yan etkisi yoktur. Zaten vücudumuzda bulunan bir bileşiğin yoğunlaştırılmış şekli olduğu için herhangi bir yan etki gözlenmez.</p>
<h3><strong>Glutatyon tedavisini kimler kullanamaz?</strong></h3>
<ul>
<li>Kanser tedavisi gören hastalar aktif kemoterapi ve radyoterapi gördükleri dönemde glutatyon tedavisi alamazlar. Ancak hastanın tedavisi bittikten sonra bedenin hızlı bir şekilde toparlanması için glutatyon çok faydalıdır.</li>
<li>Hamile ve emziren anneler glutatyon tedavisi alamazlar.</li>
</ul>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zehrakalinli.com/uzmanliklar/glutatyon-tedavisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Jinekolojide Ozon Terapi</title>
		<link>https://zehrakalinli.com/uzmanliklar/jinekolojide-ozon-terapi/</link>
					<comments>https://zehrakalinli.com/uzmanliklar/jinekolojide-ozon-terapi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[onur]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 07 Mar 2021 12:04:10 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">http://zehrakalinli.com/?post_type=portfolio&#038;p=166</guid>

					<description><![CDATA[Ozon Terapinin Kullanıldığı Jinekolojik Hastalıklar Tekrarlayan vajinal mantar enfeksiyonları Tekrarlayan bakteriyel vajinozis Genital siğiller/HPV enfeksiyonları Genital herpes enfeksiyonu (genital uçuk) Dismenore (sancılı adet) Endometriozis Kronik pelvik ağrı Menopoz tedavisi Polikistik over sendromu (PCOS) Vajinal kuruluk, atrofik vajinit]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Ozon Terapinin Kullanıldığı Jinekolojik Hastalıklar</strong></h3>
<ul>
<li>Tekrarlayan vajinal mantar enfeksiyonları</li>
<li>Tekrarlayan bakteriyel vajinozis</li>
<li>Genital siğiller/HPV enfeksiyonları</li>
<li>Genital herpes enfeksiyonu (genital uçuk)</li>
<li>Dismenore (sancılı adet)</li>
<li>Endometriozis</li>
<li>Kronik pelvik ağrı</li>
<li>Menopoz tedavisi</li>
<li>Polikistik over sendromu (PCOS)</li>
<li>Vajinal kuruluk, atrofik vajinit</li>
</ul>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zehrakalinli.com/uzmanliklar/jinekolojide-ozon-terapi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ozon Terapi</title>
		<link>https://zehrakalinli.com/uzmanliklar/ozon-terapi/</link>
					<comments>https://zehrakalinli.com/uzmanliklar/ozon-terapi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[onur]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 07 Mar 2021 12:02:05 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">http://zehrakalinli.com/?post_type=portfolio&#038;p=152</guid>

					<description><![CDATA[Ozon Terapi  Ozon nedir? Oksijenin kimyasal bir akrabası olan ozon(O3), atmosferde yüksek enerjiye sahip güneş ışınlarının çarpmasıyla ortaya çıkan oksijen atomlarının (0) diğer oksijen molekülleriyle birleşmesi sonucu meydana gelir. Tıbbi ozon, ozon jeneratörü adı verilen cihazlarda oksijenin parçalanması ile elde edilir. Tıbbi ozon sadece %5 ozon gazı içerir, geriye kalan %95’i oksijen karışımından oluşmaktadır. Medikal [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Ozon Terapi </strong></h3>
<h3><strong>Ozon nedir?</strong></h3>
<p>Oksijenin kimyasal bir akrabası olan ozon(O3), atmosferde yüksek enerjiye sahip güneş ışınlarının çarpmasıyla ortaya çıkan oksijen atomlarının (0) diğer oksijen molekülleriyle birleşmesi sonucu meydana gelir. Tıbbi ozon, ozon jeneratörü adı verilen cihazlarda oksijenin parçalanması ile elde edilir.</p>
<p>Tıbbi ozon sadece %5 ozon gazı içerir, geriye kalan %95’i oksijen karışımından oluşmaktadır.</p>
<h3><strong>Medikal Ozon Nasıl İşe Yarar</strong></h3>
<p>Ozon tedavisi insan vücudunun iki güçlü potansiyeli olan “antioksidan” ve “anti inflamatuar” potansiyellerini kullanan ve tüm vücutta bir alarm reaksiyonuna neden olarak vücudu hastalıklar karşısında güçlendiren bir tedavi yöntemidir.</p>
<p>Doku ve hücrelerin oksijenlenmesini arttırır. Alyuvarların elastikiyetini artırarak kılcal damarlardan geçişini hızlandırır.</p>
<p>Bağışıklık sistemini güçlendirir. Bakteri, virüs ve mantarları öldürür.</p>
<p>Kanın kıvamını azaltır, akışkanlığını arttırır. Damar duvarındaki plakların yumuşamasını ve küçük kan damarlarındaki tıkaçların çözülmesini sağlayarak, kan dolaşımını düzenler. Damar duvarına olan etkisi ile tansiyonun normalleşmesini sağlar.</p>
<p>Hızlı büyüyen kanser hücrelerinin büyümesini ve yayılmasını önler. Kanser hücreleri üzerindeki etkisini, tümör hücrelerinin zarlarını parçalayarak ve bağışıklık sistemini güçlendirerek çoğalmasını ve yayılmasını engelleyerek gösterir.</p>
<p>Karaciğer hücrelerini aktive ederek, detoks özelliklerini arttırarak, vücudumuzdaki kimyasal maddelerin (kronik kurşun, cıva gibi ağır metal zehirlenmeleri, böcek öldürücüler, ilaç atıkları, asidik maddeler, tarım ilacı kalıntılarının atılmasını hızlandırarak) temizlenmesine yardımcı olur.</p>
<p>Vücudumuzdaki doğal ağrı kesicilerin açığa çıkmasını sağlayarak ağrı kesici özellik gösterir.</p>
<p>İmmünomodülatör (bağışıklık sistemi düzenleyicisi) etkisi ile alerji ve astım hastalıklarının tedavi edilmesine yardımcı olur.</p>
<h3><strong>Ozon Tedavisi Nasıl Yapılır </strong></h3>
<ul>
<li><strong>Majör Otohemoterapi &#8211; Kan Yıkama Yöntemi:</strong> 50-200ml kanın alınarak, dozu belirlenmiş ozonla karıştırıldıktan sonra tekrar kişiye geri verilmesidir.</li>
<li><strong>Minör Otohemoterapi &#8211; Kas İçi Yöntemi:</strong> Kişiden alınan 2-5ml kanın, belirlenmiş dozda ozonla karıştırılarak kas içine enjekte edilmesidir.</li>
<li><strong>Vücut Boşluklarına Uygulama Yöntemi:</strong> Rektal (makat), vajinal ve kulak yoluna püskürtme ile ozon verilir.</li>
<li><strong>İnhalasyon (Soluma) Yöntemi:</strong> Zeytinyağından geçirilmiş ozon gazından elde edilen “OZOL” gazının solutulmasıdır. Normalde ozon gazı direk solunduğunda yakıcı etki yaparken, aksine OZOL gazının yakıcı etki yapmadığı gibi 10 kat daha etkili olduğu tespit edilmiştir.</li>
<li><strong>Eklem İçi ve Çevresine Uygulama:</strong> Ozon gazının eklem içine veya çevresine uygulanmasıdır.</li>
<li><strong>Torbalama: </strong>Ayak veya ellerin, bir plastik torba içine alınarak ozon gazı verilmesidir.</li>
<li><strong>Kupa Yöntemi: </strong>“Bardak Basma” adı verilen yönteme benzer şekilde ozon uygulamasıdır.</li>
</ul>
<h3><strong>Ozon Tedavisi Hangi Hastalıklarda Kullanılır</strong></h3>
<ul>
<li><strong>Yara ve Yanık Tedavisinde:</strong> Diyabetik ayak, iyileşmeyen yaralar, yatak ve bası ülserlerinde, ameliyat ve doğum izlerinin giderilmesinde etkin bir şekilde kullanılmaktadır.</li>
<li><strong>Dolaşım Bozuklukları ve Damar Tıkanıklıklarının Tedavisinde:</strong> Damar duvarında bulunan düz kasların gevşemesini sağlayarak, kan basıncını düşürür. Kanın akışkanlığını arttırarak damar tıkanıklığını engeller.</li>
<li><strong>Enfeksiyonlar, Virüs Hastalıkları ve Hepatitde:</strong> Hepatitin bütün tiplerinde ozon terapinin, hem anti-mikrobik etkisiyle hem de bağışıklık sistemi üzerindeki etkisiyle etkin bir tedavi olduğunu kanıtlamıştır. Hepatit B, sıklıkla kronik bir şekilde seyreder. Burada klasik tıbbi tedavi metotlarına ilave olarak, ozon tedavisi ile başarılı sonuçlar alınmıştır. Ozon tedavisi Hepatit C hastalığında da uygulanır.</li>
<li><strong>Karaciğer Hastalıklarında:</strong> Karaciğer hücrelerinin fonksiyonlarına yardımcı olarak karbonhidrat, yağ ve protein seviyelerini düzenler. Böylece kandaki yağ ve şeker seviyesini normalleştirir. Karaciğer hücrelerinin yenilenmesini sağlayarak, karaciğer yetersizliği ve sirozda destekleyici olarak kullanılır. Karaciğer iltihaplarının, ilaçların ve kimyasalların karaciğer üzerindeki etkilerinin en az seviyede olmasını sağlar.</li>
<li><strong>Mide-Bağırsak Hastalıklarında</strong>: Gastrit ve ülserin tedavisinde ve iltihaplı bağırsak hastalıklarında (ülseratif kolit, proktit ve diğer kolit çeşitleri ile spastik kolon gibi) ozon tedavisinin çok yararlı olduğu kanıtlanmıştır.</li>
<li><strong>Kas, Sinir, Kemik, Eklem Hastalıklarında:</strong> Kas hastalıklarında ve travmalarda (kaza ve spor yaralanmaları gibi) iyileşmeyi hızlandırır. Kasların daha güçlü hale gelmesini sağladığı için kronik kas ve sinir hastalıklarında da kullanılır.</li>
<li><strong>Romatoid artrit </strong>gibi bağışıklık sisteminin sapması ile ortaya çıkan hastalıklarda bağışıklık sistemini düzenlendiğinden, diğer tedaviler ile birlikte kullanıldığında hızlı iyileşmeler gözlenmektedir. Ayrıca yoğun adale ağrıları, yorgunluk, uyku bozuklukları ile seyreden ve çok yaygın rastlanan bir hastalık olan fibromiyaljide başarılı bir şekilde kullanılmaktadır.</li>
<li><strong>Nörolojik Hastalıklarda:</strong> Ozon tedavisi multipl sklerozda, alzheimer hastalığında, demansda (bunama), parkinson gibi nörolojik hastalıklarda, polinöropatide, myotonide, muskuler distrofide olumlu etkileri mevcuttur.</li>
<li><strong>Ağrı Tedavisinde:</strong> Nöron ve kaslarda iyileşmenin yanı sıra, santral sinir sisteminde ağrı kesici etki yaparak ağrıların azalmasını sağlar. Ozon gazının direkt uygulanması ile şiddetli ağrılarda sinir blokajı da yapılabilmektedir. Ağrı yaratan maddelerin etkisini azaltarak ağrı tedavisini kolaylaştırır.</li>
<li><strong>Bağışıklık Sistemini Güçlendirmede:</strong> İmmün modülatör (bağışıklık sistemini düzenleyici) olarak, düşük ve orta dozlarda verildiğinde organizmanın direncini arttırmaktadır. Mikrop öldürme mekanizmalarından birisi olan fagositoz olayını hızlandırır ve kolaylaştırır. Savunma hücrelerinin (özellikle beyaz hücreler) sayısını arttırır. Savunma hücreleri tarafından salgılanan interlökin adı verilen savunmayı sağlayan maddenin vücuttaki yapımını arttırır.</li>
<li><strong>Cilt ve Saç Hastalıklarında: </strong>Ozonterapi bölgesel kan dolaşımını artırır. Kan, lenf ve deri hücrelerine nüfus eden ozon sayesinde dokuların iyileşmesi ve kendini yenilemesi hızlanır. Virüs, bakteri ve mantarları öldürdüğünden bunların sebep olduğu deri enfeksiyonlarında; akne, fronkül, apse gibi cilt lezyonlarında; egzema, sedef, ürtiker gibi kaşıntılı ve döküntülü alerjik cilt hastalıklarında, saç dökülmelerinin önlenmesinde ve ter kokusunu önlemede ozonterapi oldukça başarılıdır.</li>
<li><strong>Solunum Sistemi Hastalıkları ve Astımda:</strong> İmmünmodülatör (bağışıklık sistemi düzenleyicisi) ve mikrop öldürücü etkisiyle astım, bronşit, zatürre, tüberküloz, KOAH gibi hastalıkların tedavisinde ilaçların azaltılmasını, alerji ve astım krizlerinin daha az şiddet ve sıklıkta oluşmasını sağlar. Özellikle astım ve alerjik bronşitlerde başarılı sonuçlar alınmaktadır.</li>
<li><strong>Kalp Hastalıklarında Ozon Terapi:</strong> Kalp hastalıklarının birçoğunda ozon terapi, diğer tedavi yöntemlerini desteklemek amacıyla kullanılır. Kalp yetmezliklerinde, kalp kası hastalıklarında, koroner damarların tıkanıklıklarında; oksijenlenmeyi arttırarak, damar içi basıncı düşürerek, kanın akışkanlığını azaltarak, kalp iletimini ve dolayısıyla ritmini düzenleyerek kalbin önündeki yükü azaltarak etkili olur.</li>
<li><strong>Kronik Yorgunluk Sendromu: </strong>Stres ve yoğun çalışma temposu, zihinsel ve bedensel yorgunluk oksijen eksikliğine neden olur. Oksijen yetersizliğini gösteren bulguların başında baş ağrısı, bitkinlik, yorgunluk, yaşam sevincinin azalması gelir. Kronik yorgunluk sendromunun tedavisi oldukça güçtür ve ozon terapi etkin bir şekilde kullanılmaktadır.</li>
<li><strong>Kozmetik Amaçlı:</strong> Ozon terapi yaşa bağlı kırışıklıkların tedavisinde, ameliyat ve yara izlerinin giderilmesinde kullanılır. Karın, göbek, basen ve kalça yağlarının eritilmesinde ve selülit tedavisinde kullanılmaktadır.</li>
<li><strong>Kadın Hastalıklarında: </strong>Ozon terapi, dirençli genital enfeksiyonlarda güvenle kullanılır. Hastalık yapan mikroorganizmaları yok etmek için alınan birçok ilaç vücut için gerekli mikroplara da zarar vererek vücudun dengesini bozup başka şikayetlere yol açabilir. Ayrıca ağızdan alınan birçok ilaç karaciğer ve böbrek fonksiyonlarını da olumsuz etkileyebilir. Ozon terapi, herhangi bir yan etkiye neden olmadan etkin tedavi sağlar ve ağrı, yanma, kaşınma gibi şikayetleri azaltır. Özellikle bağışıklık sisteminin zayıf olmasına bağlı tekrarlayan enfeksiyonlarda, sistemik ozon uygulamaları bağışıklık sistemini güçlendirerek tekrarlayan enfeksiyonları önlemede etkilidir.</li>
</ul>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zehrakalinli.com/uzmanliklar/ozon-terapi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Jinekolojik Hastalıklarda Fonksiyonel Yaklaşım</title>
		<link>https://zehrakalinli.com/uzmanliklar/jinekolojik-hastaliklarda-fonksiyonel-yaklasim/</link>
					<comments>https://zehrakalinli.com/uzmanliklar/jinekolojik-hastaliklarda-fonksiyonel-yaklasim/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[onur]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 07 Mar 2021 12:01:11 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">http://zehrakalinli.com/?post_type=portfolio&#038;p=150</guid>

					<description><![CDATA[Jinekolojik Hastalıklarda Fonksiyonel Yaklaşım Fonksiyonel Tıp Yaklaşımı ile Tedavi Edilebilen Jinekolojik Hastalıklar Menopoz Tedavisi Perimenopozda Fonksiyonel Yaklaşım Biyoeşdeğer Hormon Tedavisi Polikistik Over Sendomu Endometriozis Premenstrüel Sendrom Östrojen Baskınlığı Mastalji Fibrokistik Meme Dismenore]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Jinekolojik Hastalıklarda Fonksiyonel Yaklaşım</strong></h3>
<h4><strong>Fonksiyonel Tıp Yaklaşımı ile Tedavi Edilebilen Jinekolojik Hastalıklar</strong></h4>
<ul>
<li>Menopoz Tedavisi</li>
<li>Perimenopozda Fonksiyonel Yaklaşım</li>
<li>Biyoeşdeğer Hormon Tedavisi</li>
<li>Polikistik Over Sendomu</li>
<li>Endometriozis</li>
<li>Premenstrüel Sendrom</li>
<li>Östrojen Baskınlığı</li>
<li>Mastalji</li>
<li>Fibrokistik Meme</li>
<li>Dismenore</li>
</ul>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zehrakalinli.com/uzmanliklar/jinekolojik-hastaliklarda-fonksiyonel-yaklasim/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fonksiyonel Tıp Nedir?</title>
		<link>https://zehrakalinli.com/uzmanliklar/fonksiyonel-tip-nedir/</link>
					<comments>https://zehrakalinli.com/uzmanliklar/fonksiyonel-tip-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[onur]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 07 Mar 2021 11:58:50 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">http://zehrakalinli.com/?post_type=portfolio&#038;p=142</guid>

					<description><![CDATA[Fonksiyonel Tıp Nedir? Fonksiyonel tıp, hastalığı değil hastayı, hastalık semptomlarını değil hastalığa neden olan kök sebepleri tedavi etmeyi amaçlayan bir yaklaşımdır. Fonksiyonel tıp, yaygın olarak standart tıpta hastanelerde uygulanan testlere ilave olarak daha ileri biyokimya, mikrobiyoloji ve genetik testleri kullanarak, kişinin genetik/epigenetik yapısını, vücudun doku düzeyindeki toksin (ağır metal vb.) yükünü ve intra-selüler düzeyde mikrobesin [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Fonksiyonel Tıp Nedir?</strong></h3>
<p>Fonksiyonel tıp, hastalığı değil hastayı, hastalık semptomlarını değil hastalığa neden olan kök sebepleri tedavi etmeyi amaçlayan bir yaklaşımdır. Fonksiyonel tıp, yaygın olarak standart tıpta hastanelerde uygulanan testlere ilave olarak daha ileri biyokimya, mikrobiyoloji ve genetik testleri kullanarak, kişinin genetik/epigenetik yapısını, vücudun doku düzeyindeki toksin (ağır metal vb.) yükünü ve intra-selüler düzeyde mikrobesin (vitamin-mineral ve omega3) düzeylerini göz önünde bulundurarak kişiye özel bir tedavi yaklaşımı sunan ileri bir tıp uygulamasıdır.</p>
<h3><strong>Fonksiyonel Tıp Yaklaşımı ile Hangi Hastalıklar Tedavi Edilir?</strong></h3>
<p>Fonksiyonel tıp akut tıbbi durumlardan ziyade kronik kompleks hastalıklar ve bir çok otoimmün hastalığın tedavisiyle ilgilenir. Kişiyi ruh, zihin ve bedeniyle bir bütün olarak ele alır. Kişiyi o noktaya getiren patofizyolojide neyin fazla (toksik) fazla neyin eksik olduğunu tesbit eder ve yönetir.  Fonksiyonel tıp yaklaşımı ile tedavi  edilebilen bazı hastalıklar;</p>
<ul>
<li>Kronik Yorgunluk Sendromu</li>
<li>Hashimoto Hastalığı</li>
<li>Huzursuz Bacak Sendromu</li>
<li>Akne</li>
<li>Fibromiyalji</li>
<li>Romatoid Artrit</li>
<li>İrritabl Bağırsak Sendromu</li>
<li>Multipl Skleroz (MS)</li>
<li>Ankilozan Spondilit</li>
<li>Akne Rozasea</li>
<li>Parkinson</li>
<li>İnterstisiyel Sistit</li>
<li>Egzama</li>
<li>Sedef</li>
<li>Besin Duyarlılıkları</li>
<li>Migren</li>
</ul>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zehrakalinli.com/uzmanliklar/fonksiyonel-tip-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dış Gebelik Tedavisi</title>
		<link>https://zehrakalinli.com/uzmanliklar/dis-gebelik-tedavisi-2/</link>
					<comments>https://zehrakalinli.com/uzmanliklar/dis-gebelik-tedavisi-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[onur]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 07 Mar 2021 11:54:14 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">http://zehrakalinli.com/?post_type=portfolio&#038;p=134</guid>

					<description><![CDATA[Dış Gebelik Tedavisi Dış gebelik (ektopik gebelik); döllenen yumurta hücresinin rahim dışında, üreme sistemindeki farklı bir bölgeye yerleşmesi sonucu ortaya çıkar. Sağlıklı bir gebelik türü değildir.  Aynı zamanda dış gebelik, anne sağlığı açısından da pek çok riski beraberinde getirir. Dış gebelik tedavisi ne kadar erken yapılırsa o kadar başarılı sonuçlar alınır. Çünkü dış gebeliğe erken [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Dış Gebelik Tedavisi</strong></h3>
<p>Dış gebelik (ektopik gebelik); döllenen yumurta hücresinin rahim dışında, üreme sistemindeki farklı bir bölgeye yerleşmesi sonucu ortaya çıkar. Sağlıklı bir gebelik türü değildir.  Aynı zamanda dış gebelik, anne sağlığı açısından da pek çok riski beraberinde getirir.</p>
<p>Dış gebelik tedavisi ne kadar erken yapılırsa o kadar başarılı sonuçlar alınır. Çünkü dış gebeliğe erken dönemde müdahale edilmezse, yumurtalık ve tüplerde kalıcı hasarlar meydana gelebilir. Embriyonun yarattığı hasarlar nedeniyle kanama olabilir ve hayati riskler ortaya çıkabilir.</p>
<p>Sağlıklı bir gebelikte, döllenen yumurta hücresi rahimdeki endometrium tabakasına tutunur. Burası, bebeğin gelişebilmesi için en verimli yerdir. <strong>Dış gebelik</strong>; embriyo yani döllenmiş yumurtanın endometrium dışında, herhangi bir bölgeye tutunmasıdır. Dış gebelik olgularının yaklaşık %95’inde, embriyo fallop tüpleri içerisine tutunur.</p>
<h3><strong>Dış Gebeliğin Riskleri Nelerdir? Dış Gebelikten Sonra Yeniden Hamile Kalmak Mümkün Mü?</strong></h3>
<p>Fallop tüplerine ya da karın içine tutunan embriyo büyümeye başladığında fallop tüpleri ya da yumurtalıkların gerilmesine ve yırtılmasına neden olabilir. Bu da karın içi bölgesinde kanama riskini beraberinde getirir. Erken dönemde müdahale edildiğinde, tüplere ve yumurtalıklara herhangi bir zarar gelmeden dış gebelik tedavisi yapılabilir. Ancak zamanında müdahale edilmezse annenin hayatı riske girer. Üreme sistemi zarar gördüğü için yeniden gebelik mümkün olmayabilir.</p>
<h3><strong>Dış Gebelikte Adet Gecikmesi Olur mu?</strong><strong> </strong></h3>
<p>Dış gebelikte adet, sağlıklı gebelikte olduğu gibi gecikir. Hem kanda hem de idrarda yapılan gebelik testleri pozitif çıkar. Bu nedenle bir kadın doğum uzmanı muayene etmediği sürece, gebeliğin ilk dönemlerinde dış gebeliği anlamak zordur.</p>
<h3><strong>Dış Gebelik Nasıl Anlaşılır?</strong></h3>
<p>Dış gebelik, tıpkı sağlıklı bir gebelik gibi başlar. Bu nedenle ilk dönemlerde fark edilmeyebilir. Bu noktada düzenli gebelik kontrollerinin yapılması oldukça önemlidir. Gebelik öğrenildiği anda muayeneler yapıldığında, embriyonun yerleşimi de kontrol edilir ve dış gebelik ihtimali değerlendirilebilir. Ancak geç kalındığında, normal başlayan gebelik belirtileri, kanama ve ağrı şikâyetleri ile devam eder.</p>
<h4><strong>Dış Gebelik Belirtileri</strong></h4>
<ul>
<li>Vajinal kanamalar</li>
<li>Kasık ve karın bölgesinde, özellikle tek bir tarafta hissedilen ani ağrılar.</li>
<li>Baş dönmesi ve bayılma</li>
<li>Rektal bölgede basınç hissi</li>
</ul>
<h3><strong>Dış Gebelik Neden Olur?</strong></h3>
<p>Aşağıda sayılan durumlar dış gebelik oluşma riskini arttırır.</p>
<ul>
<li>Annenin geçirdiği pelvik ve abdominal cerrahi işlemler</li>
<li>Dış gebelik öyküsü</li>
<li>Geçirilmiş pelvik enfeksiyonlar</li>
<li>Üreme organlarındaki yapısal sorunlar</li>
<li>Spiral varlığı</li>
<li>Aşılama ve tüp bebek uygulamaları gibi kısırlık tedavileri</li>
</ul>
<h3><strong>Dış Gebelik Nasıl Tedavi Edilir?</strong></h3>
<p>Dış gebelik, sağlıklı kabul edilen bir gebelik türü değildir. Bu nedenle teşhis edildiği anda, hızlı bir şekilde tedaviye başlanması gerekir. Zamanında müdahale edilmediğinde annenin hayatı riske girebilir. Aynı zamanda hastanın durumuna göre uygulanacak yöntemin doğru belirlenmesi de sonradan oluşacak gebelikler için oldukça önemlidir</p>
<p>Dış gebelik tedavisinde önemli olan; dış gebeliğin ne zaman teşhis edildiğidir.</p>
<ul>
<li>Eğer erken dönemde teşhis edilmişse, özel ilaçlar yardımı ile gebelik dokusunun yok edilmesi sağlanabilir. Bu yöntemde kasık bölgesinde kasılmalar ve kanama olması oldukça normaldir. İlaç tedavisi boyunca hastanın kan değerleri kontrol edilir ve gebeliğin sona erdiğinden kesinlikle emin olmak gerekir. <strong>İlaçla dış gebelik tedavisinde</strong> genellikle üreme sistemi zarar görmez.</li>
<li>Eğer dış gebelik geç teşhis edilmişse tüplerde yırtılma ve kanama riski oldukça fazladır. Bu durumda hayati riskleri ortadan kaldırmak için cerrahi tedavi tercih edilebilir. “<strong>Dış gebelik ameliyatı</strong>” olarak da bilinen bu tedavide embriyo cerrahi ile dışarı çıkarılır. Kanamanın durdurulması ve gerekirse tüplerin çıkarılması gerekebilir. Hastanın durumuna göre açık ya da kapalı cerrahi (laparoskopi) tercih edilebilir.</li>
</ul>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zehrakalinli.com/uzmanliklar/dis-gebelik-tedavisi-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Histeroskopi</title>
		<link>https://zehrakalinli.com/uzmanliklar/histeroskopi/</link>
					<comments>https://zehrakalinli.com/uzmanliklar/histeroskopi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[onur]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 07 Mar 2021 11:52:34 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">http://zehrakalinli.com/?post_type=portfolio&#038;p=132</guid>

					<description><![CDATA[Histeroskopi Nedir? Histeroskopi; Rahim içinin  ucunda kamera bulunan bir cihaz yardımı ile görüntülenmesi işlemine verilen isimdir. Histeroskop isimli bu cihaz, teleskop benzeri bir yapıdadır ve üzerinde kamerayla beraber bir ışık kaynağı bulunur. Histeroskop yardımıyla elde edilen görüntü vasıtasıyla rahim ağzı ve rahim içindeki dokular, çok daha ayrıntılı bir şekilde incelenebilir. Bu nedenle, rahimle ilgili birçok [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Histeroskopi Nedir?</strong></h3>
<p>Histeroskopi; Rahim içinin  ucunda kamera bulunan bir cihaz yardımı ile görüntülenmesi işlemine verilen isimdir. Histeroskop isimli bu cihaz, teleskop benzeri bir yapıdadır ve üzerinde kamerayla beraber bir ışık kaynağı bulunur. Histeroskop yardımıyla elde edilen görüntü vasıtasıyla rahim ağzı ve rahim içindeki dokular, çok daha ayrıntılı bir şekilde incelenebilir. Bu nedenle, rahimle ilgili birçok hastalığın tanı ve tedavisinde histeroskopiden yararlanılır.</p>
<p>Histeroskopi, rahim içinin tanı veya tedavi amacıyla görüntülenmesidir. Kısırlık, tekrarlayan düşükler, rahim içinde oluşan miyom ve polipler, rahim ağzı veya rahim kanseri gibi birçok hastalığın hem tanı sürecinde, hem de tedavi sürecinde histeroskopiden yararlanılabilir.</p>
<p>Histeroskopi işlemi, histeroskop denilen bir cihaz yardımıyla gerçekleştirilir. Histeroskop, üzerinde ışık kaynağı ve kamera bulunan, teleskop benzeri bir cihazdır.</p>
<p>Histeroskopun ucundaki kamerayla elde edilen görüntüler, büyütülerek incelenebilir. Bu sayede, dokuların çıplak göze göre çok daha detaylı olarak görüntülenmesi mümkün olur. Ayrıca, üzerinde bulunan kanallar, diğer cerrahi aletlerin de kullanılmasını olanaklı kılar. Bu sayede, histeroskopi esnasında biyopsi veya tedavi amaçlı uygulamalar da gerçekleştirilebilir.</p>
<h3><strong>Ofis Histeroskopi Nedir?</strong></h3>
<p>Histeroskopi, hem tanısal amaçlarla hem de tedavi amacıyla uygulanabilir. Tanısal amaçlı gerçekleştirilen histeroskopi, ofis histeroskopi olarak adlandırılır.</p>
<h3><strong>Operatif Histeroskopi Nedir?</strong></h3>
<p>Histeroskopinin tedavi amacıyla uygulanması, operatif histeroskopi olarak adlandırılır. Rahim içinde görülen şüpheli lezyonlardan doku örneği alınarak gerçekleştirilen histeroskopik biyopsi işlemi de, bu kapsamda değerlendirilmektedir. Ayrıca, rahim içerisinde tespit edilen miyom ve polipler, operatif histeroskopi yöntemiyle çıkartılabilir. Bu yöntem esnasında, histeroskop üzerinde bulunan kanallardan, kullanılacak olan cerrahi aletlerin geçirilmesi ile kitlelerin cerrahi yöntemle çıkartılması sağlanır.</p>
<h3><strong>Histeroskopiye Hangi Durumlarda Başvurulur?</strong></h3>
<p>Rahim içinde gelişen birçok farklı hastalığın tanı ve tedavisinde histeroskopiye başvurulabilir.</p>
<ul>
<li>Rahim içindeki miyom ve poliplerin çıkartılması,</li>
<li>Kısırlığa yol açan nedenlerin araştırılması,</li>
<li>Tekrarlayan düşüklere neden olabilecek nedenlerin araştırılması,</li>
<li>Rahimde şekil bozukluğu,</li>
<li>Sebebi açıklanamayan vajinal kanamalar,</li>
<li>Rahim duvarından doku örneği alınması,</li>
<li>İpine ulaşılamayan spirallerin çıkartılması</li>
</ul>
<h3><strong>Histeroskopi Nasıl Yapılır?</strong></h3>
<p>Histeroskopi, hasta anestezi altındayken gerçekleştirilen bir uygulamadır. Lokal veya genel anestezi tercih edilebilir. Ne tür bir anestezi uygulamasının seçileceği, işlemin hangi amaçla gerçekleştirildiğine ve hastanın medikal durumuna bağlıdır. Ofis histeroskopi, sadece görüntü elde etme amacıyla gerçekleştirildiği ve kısa sürede tamamlandığı için lokal anestezi tercih edilebilmektedir. Operatif histeroskopide ise tedavi amaçlı uygulamalara başvurulması nedeniyle, çoğunlukla genel anesteziye başvurulur. Hastalar, sedatif ilaçlar yardımıyla operasyon esnasında derin bir uyku halinde tutulur.</p>
<p>Histeroskopi esnasında, rahim ağzına ulaşılabilmesi için vajinal duvarlar spekulum yerleştirilerek aralanır. Vajinanın içi ve rahim ağzı, özel bir solüsyon kullanılarak temizlenir ve dezenfekte edilir. Rahmin içi, serum benzeri bir sıvı ile doldurularak görüntü elde edilmesi için uygun ortam hazırlanmış olur. Bu sayede, rahim içinde olabilecek rahim ve polip gibi kitlelerin görüntüsü elde edilebilir.</p>
<p>Histeroskop ile vajinadan giriş yapılarak rahme ulaşılır. Histeroskopun ucundaki kamera vasıtasıyla rahim ağzı ve rahmin içinden görüntü elde edilir. Gerekli görüldüğü durumlarda, histeroskop üzerindeki kanallardan geçirilen biyopsi pensi ile doku örneği alınabilir, miyom veya polipler çıkartılabilir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zehrakalinli.com/uzmanliklar/histeroskopi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Miyom Ameliyatı</title>
		<link>https://zehrakalinli.com/uzmanliklar/miyom-ameliyati/</link>
					<comments>https://zehrakalinli.com/uzmanliklar/miyom-ameliyati/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[onur]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 07 Mar 2021 11:51:34 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">http://zehrakalinli.com/?post_type=portfolio&#038;p=130</guid>

					<description><![CDATA[Miyom Ameliyatı Ankara Miyom ameliyatı; cerrahi teknikler kullanılarak, rahimdeki miyomların alınması işlemidir. Miyom, rahimdeki kas dokusunda görülen büyüme sonucunda oluşan kitlelere verilen isimdir. Rahim, düz kas hücrelerinden oluşan bir yapıya sahiptir. Bu kas hücrelerinde meydana gelen çoğalmalar sonucunda, miyomlar ortaya çıkar. Genellikle iyi huylu olmalarına karşın, hastalarda yaşam kalitesini düşüren ve sağlık açısından risk teşkil [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Miyom Ameliyatı Ankara</strong></h3>
<p>Miyom ameliyatı; cerrahi teknikler kullanılarak, rahimdeki miyomların alınması işlemidir. Miyom, rahimdeki kas dokusunda görülen büyüme sonucunda oluşan kitlelere verilen isimdir. Rahim, düz kas hücrelerinden oluşan bir yapıya sahiptir. Bu kas hücrelerinde meydana gelen çoğalmalar sonucunda, miyomlar ortaya çıkar. Genellikle iyi huylu olmalarına karşın, hastalarda yaşam kalitesini düşüren ve sağlık açısından risk teşkil eden şikâyetlere neden olan miyomlar, cerrahi müdahale ile alınabilir. Miyom ameliyatı olarak bilinen bu cerrahi operasyon, alanında uzman bir kadın hastalıkları ve doğum hekimi tarafından gerçekleştirilir.</p>
<p>Yazımızın devamında miyom ameliyatı ile ilgili detaylı bilgi bulabilirsiniz. Ankara miyom ameliyatı için kliniğimizle iletişime geçebilir ve Op. Dr. Zehra Kalınlı’dan randevu alabilirsiniz.</p>
<h3><strong>Miyom Nedir?</strong></h3>
<p>Miyomlar; rahmin içerisinde veya üzerinde oluşabilen kitlelerdir. Rahmin kas dokusundaki hücre çoğalmaları ve büyüme nedeniyle ortaya çıkarlar. Genellikle iyi huylu kitlelerdir ve hastalarda herhangi bir belirtiye neden olmayabilirler. Bu tür herhangi bir şikâyete yol açmayan miyomlar, genellikle rutin jinekolojik muayeneler esnasında teşhis edilirler. Ancak, bazı hastalarda yaşam kalitesini olumsuz etkileyen belirti ve şikâyetler de görülebilir.</p>
<p>Genellikle aktif üreme çağında, ergenlik ve menopoz arasındaki dönemde ortaya çıkan miyomlar, östrojen hormonunun etkisiyle büyürler. 35 yaş ve üzeri kadınlarda miyoma rastlanma sıklığı, %20’dir. Menopoz sonrasında düşen östrojen seviyeleri nedeniyle, miyomlar genellikle küçülür. Menopoz sonrasında da büyümeye devam eden miyomlar, habisleşme ihtimali olması nedeniyle kontrol altında tutulmalıdır.</p>
<h3><strong>Miyom Türleri Nelerdir?</strong></h3>
<p>Miyomlar, rahimde oluştukları bölgeye bağlı olarak farlı türlere ayrılırlar;</p>
<ul>
<li>Rahim içi dokunun altında ortaya çıkan miyomlar, submuköz miyom olarak adlandırılır. Hastalarda yoğun kanama yaşanmasına neden olabilirler.</li>
<li>Rahmin orta tabakasında oluşan miyomlar, intramural miyom olarak adlandırılır. En sık karşılaşılan miyom türü olan intramural miyomlar, hastalarda ağrı ve kanama şikâyetlerine neden olabilir.</li>
<li>Rahmin dışındaki kas dokuda ortaya çıkan miyomlar, subseröz miyom olarak adlandırılır. Hastalarda karnın bir tarafının daha şişkin görünmesine neden olabilirler.</li>
<li>Rahme dışarıdan bir sap vasıtasıyla bağlı olan miyomlar ise saplı miyom olarak adlandırılır. Bu tür miyomların kendi etrafında dönemleri sonucunda, hastalarda şiddetli ağrılar görülebilir.</li>
</ul>
<h3><strong>Miyom Tedavisi Nasıl Yapılır?</strong></h3>
<p>Miyom tedavisi, hastada görülen semptomlar, miyomun büyüklüğü, yerleşim yeri, hasta öyküsü gibi birçok farklı faktör göz önünde bulundurularak planlanır. Belirti vermeyen ve  küçük olan miyomların, hastada herhangi bir şikâyete yol açmadığı durumlarda, miyomlar düzenli kontrollerle takip altında tutulabilir. Ancak, yoğun ve uzun süreli adet kanamaları, şiddetli ağrılar, kısırlık,  gibi şikâyetlerin var olması durumunda, miyom ameliyatına başvurmak önerilebilir.</p>
<p>Miyom ameliyatı ile ilgili detaylı bilgi almak için kliniğimizle iletişime geçebilir ve Op. Dr. Zehra Kalınlı’dan randevu alabilirsiniz.</p>
<h3><strong>Miyom Ameliyatı Nasıl Yapılır?</strong></h3>
<p>Miyom Ameliyatı, kapalı veya açık ameliyat biçiminde yapılabilir. Açık ameliyatta, hastaların karın bölgesine atılan kesinin büyük olması nedeniyle, herhangi bir engel teşkil eden durum olmadığında, genellikle kapalı ameliyat tercih edilir.</p>
<h3><strong>Miyom Ameliyatı Nedir?</strong></h3>
<p>Kapalı miyom ameliyatı, hastaların batın bölgesine yapılan ortalama 1-2 santimetre boyundaki kesilerle gerçekleştirilir. Laparoskopik ameliyat olarak da adlandırılan bu yöntemde yapılan kesilerden ilki, laparoskop isimle kameranın karın içine yerleştirilmesine imkân verir. Bu sayede, iç doku ve organlardan görüntü elde etmek mümkün olur. Açılan diğer 2 veya 3 kesiden ise operasyon esnasında kullanılacak olan cerrahi aletler içeriye yerleştirilir.</p>
<p>Kesi alanının dar olması, operasyonda gelişebilecek komplikasyon riskini azaltır. Hastaların iyileşme sürecini kısaltır ve dikiş izi kalacak olan alanın daralmasını sağlar. Bu da, hastalarda oluşan estetik kaygıların büyük oranda giderilmesi için önemli bir faktör olarak karşımıza çıkar.</p>
<h3><strong>Ankara Miyom Ameliyatı Fiyatları</strong></h3>
<p>Miyom ameliyatı, birden fazla yöntemle gerçekleştirilebilir. Hasta için en doğru tedavi ve operasyon yöntemine, hasta özelinde karar verilir. Bu nedenle tedavi süreci ve fiyatları, hastadan hastaya değişiklik gösterebilir. Ankara miyom ameliyatı fiyatları hakkında detaylı bilgi almak için kliniğimizle iletişime geçebilir ve randevu alabilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zehrakalinli.com/uzmanliklar/miyom-ameliyati/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yumurtalık Kisti Ameliyatları</title>
		<link>https://zehrakalinli.com/uzmanliklar/yumurtalik-kisti-ameliyatlari/</link>
					<comments>https://zehrakalinli.com/uzmanliklar/yumurtalik-kisti-ameliyatlari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[onur]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 07 Mar 2021 11:50:37 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">http://zehrakalinli.com/?post_type=portfolio&#038;p=128</guid>

					<description><![CDATA[Yumurtalık Kisti Ameliyatları Over kisti olarak da bilinen yumurtalık kistleri, yumurtalıkların içerisinde ve üzerinde oluşan, genellikle iyi huylu kitlelerdir ve  farklı türleri vardır. Yumurtalık kisti tedavisinde, gerekli görüldüğü durumlarda cerrahi yöntemlere başvurulabilir Yumurtalık Kisti Nedir? Yumurtalık kistleri, kadınlarda over olarak da bilinen yumurtalıklarda ortaya çıkan, genellikle iyi huylu kitlelere verilen isimdir. Bu kistler, içleri genellikle [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Yumurtalık Kisti Ameliyatları </strong></h3>
<p>Over kisti olarak da bilinen yumurtalık kistleri, yumurtalıkların içerisinde ve üzerinde oluşan, genellikle iyi huylu kitlelerdir ve  farklı türleri vardır. Yumurtalık kisti tedavisinde, gerekli görüldüğü durumlarda cerrahi yöntemlere başvurulabilir</p>
<h3><strong>Yumurtalık Kisti Nedir?</strong></h3>
<p>Yumurtalık kistleri, kadınlarda over olarak da bilinen yumurtalıklarda ortaya çıkan, genellikle iyi huylu kitlelere verilen isimdir. Bu kistler, içleri genellikle sıvı veya jelimsi bir madde ile dolu olan kitlelerdir. Birden fazla türü bulunan ve farklı boyutlarda olabilen yumurtalık kistleri, birçok nedenle ortaya çıkabilirler.</p>
<h3><strong>Yumurtalık Kisti Tedavisi Nasıl Yapılır?</strong></h3>
<p>Yumurtalık kistlerinin tedavisinde, ilaçla tedavi veya cerrahi tedavi seçeneklerinden yararlanılır. Kistin yapısı, boyutu, türü, hastanın medikal durumu, ve öyküsü  bir arada ele alınarak, en uygun tedavi seçeneği belirlenir. Habisleşme ihtimali bulunmayan, hasta hayatını riski atmayan, küçük boyutlu ve hormonal dengesizlik nedeniyle oluşmuş kistlerde, genellikle ilaçla tedavi yöntemine başvurulur.</p>
<p>Habisleşme ihtimali bulunan büyük boyutlu kistlere  ise cerrahi müdahale önerilir.</p>
<p>Açık ameliyat ve kapalı ameliyat olmak üzere iki farklı yöntemle gerçekleştirilirler.</p>
<h3><strong>Açık Yumurtalık Kisti Ameliyatı Nasıl Yapılır?</strong></h3>
<p>Açık yumurtalık kisti ameliyatı, hastanın karın bölgesinden bir kesi yapılması ile gerçekleştirilir. Karın bölgesinden giriş yapılarak, yumurtalıklara ulaşılır ve burada bulunan kistler, cerrahi olarak  çıkartılır.</p>
<p>Bu yöntemde ameliyat esnasından yapılan kesinin geniş boyutlu olması, birtakım dezavantajlara neden olur. Komplikasyon riski artar ve hastaların iyileşme süreci, yara alanının büyük olması nedeniyle daha uzun sürer.  Bu nedenle, medikal açıdan bir engel olmadığı durumlarda, kapalı yumurtalık kisti ameliyatı daha sık tercih edilir.</p>
<h3><strong>Kapalı Yumurtalık Kisti Ameliyatı Nasıl Yapılır?</strong></h3>
<p>Ameliyat, göbek deliğinden karın içi boşluğun karbondioksit ile şişirilerek optik kameranın karın içi boşluğu ve kasık boşluğunu görüntüleyecek şekilde yerleştirilmesiyle başlar. Laparoskopik yöntem olarak bilinen bu operasyonda toplamda üç veya dört adet kesi ile ameliyat tamamlanır. İç doku ve organlar, batın bölgesinden içeriye yerleştirilen kamera sayesinde görüntülenir. Kesi alanın dar olması, komplikasyon riskini azaltmakta ve hastaların iyileşme sürecini kısaltmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zehrakalinli.com/uzmanliklar/yumurtalik-kisti-ameliyatlari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Rahim Sarkması</title>
		<link>https://zehrakalinli.com/uzmanliklar/rahim-sarkmasi/</link>
					<comments>https://zehrakalinli.com/uzmanliklar/rahim-sarkmasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[onur]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 07 Mar 2021 11:49:40 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">http://zehrakalinli.com/?post_type=portfolio&#038;p=126</guid>

					<description><![CDATA[Rahim Sarkması Rahim sarkması; rahmi destekleyen kas ve bağ dokulardaki güçsüzleşme nedeniyle ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. Rahmi destekleyen pelvik kaslar ve bağ doku, çeşitli nedenlerle güçsüzleşebilir. Bu durumun sonucunda ortaya çıkan rahim sarkması, hastalarda çeşitli şikâyetlerin görülmesine neden olabilir. Şiddetli rahim sarkması görülen hastalarda, hastaların yaşam kalitesi, bu durumdan oldukça olumsuz etkilenebilir. Rahim gebelik sürecinde [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Rahim Sarkması </strong></h3>
<p>Rahim sarkması; rahmi destekleyen kas ve bağ dokulardaki güçsüzleşme nedeniyle ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. Rahmi destekleyen pelvik kaslar ve bağ doku, çeşitli nedenlerle güçsüzleşebilir. Bu durumun sonucunda ortaya çıkan rahim sarkması, hastalarda çeşitli şikâyetlerin görülmesine neden olabilir. Şiddetli rahim sarkması görülen hastalarda, hastaların yaşam kalitesi, bu durumdan oldukça olumsuz etkilenebilir.</p>
<p>Rahim gebelik sürecinde döllenmiş yumurtanın tutunduğu ve bebeğin gelişimini tamamladığı yerdir. Leğen kemikleri ile çevrelenmiş olan alanda asılı olarak duran rahim, pelvik kaslar ve bağ doku ile desteklenir. Gebelikler, doğumlar, ilerleyen yaş, obezite, kronik öksürük  gibi faktörler, pelvik kaslar ve bağ dokunun zayıflamasına neden olabilir. Bu kas ve dokulardan yeterince destek alamayan rahim, vajinaya doğru kayarak sarkabilir.</p>
<h3><strong>Rahim Sarkması Neden Olur?</strong></h3>
<p>Rahim, sınırlı hareket kabiliyetine sahip bir organdır; tamamen sabit bir yapıda değildir. Pelvik kaslardan ve bağ dokudan aldığı desteği kaybeden rahim, vajinaya doğru kayabilir. Bu durum tıbbi literatürde uterus prolapsusu olarak bilinirken, halk arasında rahim sarkması olarak isimlendirilir.</p>
<p>Rahim sarkmasının temelinde yatan neden olan kas ve bağ dokunun güçsüzleşmesi durumu, birçok farklı nedenle ortaya çıkabilir;</p>
<ul>
<li>İlerleyen yaş,</li>
<li>Çoğul gebelikler,</li>
<li>Zorlu doğumlar,</li>
<li>Çok sayıda gebelik ve doğum yapılması,</li>
<li>Önceden geçirilmiş olan rahim ameliyatları ve pelvik hastalıklar,</li>
<li>Menopoz sonrasına östrojen seviyelerindeki düşüş,</li>
<li>Kronik olarak kabızlık ve öksürük sorunu yaşanması,</li>
<li>Genetik faktörler başlıca nedenler olarak sıralanabilir.</li>
</ul>
<h3><strong>Rahim Sarkması Belirtileri Nelerdir?</strong></h3>
<p>Rahim sarkması, şiddetine bağlı olarak hastadan hastaya değişebilen belirtilere yol açar. Özellikle daha şiddetli rahim sarkması vakalarında, hastalarda belirli semptom ve şikayetler daha yaygın olarak görülür. Bu şikâyetler;</p>
<ul>
<li>İdrar tutmakta zorlanma ve idrar kaçırma,</li>
<li>İdrar yapmada güçlük,</li>
<li>Belin alt kısmında oluşan ve günün ilerleyen saatlerinde daha da artan ağrı,</li>
<li>Karnın alt kısmında meydana gelen ağırlık ve aşağı doğru çekilme hissi,</li>
<li>Cinsel ilişki esnasında ağrı,</li>
<li>Vajinal akıntıda artış,</li>
<li>Anormal vajinal kanama,</li>
<li>Vajinal kanaldan doku sarkması olarak sıralanabilir.</li>
</ul>
<h3><strong>Rahim Sarkması Tedavisi Nasıl Yapılır?</strong></h3>
<p>Rahim sarkması tedavisinde başvurulacak yöntemler, sarkmanın şiddetine ve hastalarda görülen şikâyetlere bağlı olarak seçilir. Hastalarda ciddi bir şikâyet oluşturmayan, hafif düzeyli rahim sarkması durumunda; pelvik kasları güçlendirici egzersizlerden yararlanılabilir. Şiddetli rahim sarkması görülen ve hastada yoğun şikâyetlerin olduğu vakalarda ise pesser tedavisi veya cerrahi yöntemlere başvurmak gerekir.</p>
<p>Medikal sebeplerden dolayı ameliyat yapılamayan hastalarda  genellikle pesser tedavisinden yararlanılır. Vajinal halka olarak da bilinen bu tedavi yönteminde, vajen içine halka biçiminde bir aplikatör yerleştirilir. Çeşitli boyutları olan bu aplikatörlerden hasta için en uygun olanı seçilir. Pesser tedavisi, rahme ihtiyaç duyduğu desteği sağlayarak, rahmin vajinaya doğru kaymasını engeller.</p>
<h3><strong>Rahim Sarkması Ameliyatı Nedir?</strong></h3>
<p>İleri düzey rahim sarkması vakalarında, başvurulabilecek bir diğer tedavi yöntemi de cerrahi müdahaledir. Rahim sarkması ameliyatı olarak da bilinen bu yöntemde, zamanla güçsüzleşmiş olan pelvik dokular, cerrahi müdahale ile tekrardan güçlendirilir.</p>
<p>Bazı durumlarda, yine cerrahi müdahale ile rahmin alınması da gerekebilir. İleri düzey rahim sarkması durumunda başvurulan bu yöntem, genellikle vajinal histerektomi operasyonu ile uygulanır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://zehrakalinli.com/uzmanliklar/rahim-sarkmasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
